DEMOKRASİ İÇİN GÜL GEREK

22 Temmuz 2007 seçimlerinin verdiği mesaj, “zümre diktatörlüğünden Batılı anlamda demokratik bir sisteme geçme arzusu” şekinde özetlenebilir. Halk tercihini bu istikamette belirtmiştir. Halkın yaptığı bu tercihi iyi okuyup kavramak Türkiye’yi yöneten veya yönetmeye talip olan her aklı başında siyasetçinin temel ödevidir. Tükiye Cumhuriyeti Devletini şu ana kadar demokrasi dışı yöntemlere baş vurarak yönetenlerin bulunduğu konumu kaybetmek istememesi bir dereceye kadar normal karşılanabilir. Ancak çağdaşlaşma ve ülkemizi ileriye götürme hedefine ulaşmanın ön şartı demeokratik bir siyasal yapıya kavuşmaktır. Çünkü demokrasi, insanoğlunun uzun deneyimler sonunda bulabildiği yegane üstün bir yönetim biçimidir. Bireye ve topluma hizmet edip onu mutlu kılan yöneticilerin işbaşına getirilmesi ve aksini gerçekleştirenlerin yönetimden uzaklaştırılması en rasyonel bir siyaset tarzıdır. Bu itibarla anayasamızda yer alan demokratik yapının daha da güçlenmesi ve toplumsal hayatta gerçek anlamda bir demokrasiye varılabilmesi için halkın tercihi esastır. Buna göre ülkemizin erken seçime gitmesinin gerekçesi olan cumhurbaşkanlığı seçimi, yeni seçim sonuçları dikkate alınarak yapılmalıdır. Gerçek demokrasi bunu gerekli kılar. Cumhurbaşkanlığına aday olan sayın Abdullah Gül’ün yeniden aday olması ve yeni meclis tarafından cumhurbaşkanı seçilmesi batılı anlamda demokrasiye geçişin vazgeçilemez bir adımıdır. Evet Gül’ün dikeni vardır, bu, irrasyonel davrananlara batabilir ve bünyelerinde bir rahatsızlık yaratabilir; fakat Gül’ü seven dikenine katlanır ve rasyonel davranarak dikeninden korunabilir. Problem çok açıktır ve çözümü ortadadır…Fakat demeokrat olup olmamaya göre işler değişir. Çağdaşlığın demeokrat olmayı gerekli kıldığını bilmeli ve iktidar ile muhalefet ona göre tavır almalıdır. Halkın büyük desteğine mazhar olan AKP ve onun genel başkanı sayın Başbakan Erdoğan, halkın dilini bir türlü anlamak istemeyen CHP genel başkanı sayın Baykal’ın “çatışma çkar” türünden tahditlerine aldırmadan “halkın Gül’ü cumhurbaşkanı görmek istediği” gerçeğini asla göz ardı etmemelidir. Aksi takdirde önümüzde yapılacak ilk seçimde halk bunun hesabını acı bir şekilde sorar. Tarihten ve beşeri tecrübeden ders almak rasyonel davranmak isteyen kişinin işidir. Bu sitede cumhurbaşkanlığı seçimlerinin arefesinde sayın Ağar ve sayın Mumcu’yu şöyle uyarmıştım ve demiştim ki “halkın tercihlerine saygı duymayan CHP’nin peşinden gitmemeyin, aksi takdirde seçimde sandığında halk sizi cezalandırır”. Söylediğim aynen gerçekleşti ve şu anda sayın Ağar da, sayın Mumcu da meclis dışında kaldı. İbret alına !!!

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.