TÜRKİYEDE DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK
Güncele dair yazı yazmak gelmiyor içimden, çünkü ülkemizde siyasal iktidarı elinde bulunduran zümre diktatörlüğü rejimi açısından değişen bir şey yok, eski tas eski hamam aynen devam ediyor. Ülkeyi yönetmesi için seçimle iş başına Ak Parti hükümetinin ülkeyi yönetmesine zümre diktatörleri hala izin vermiyor. Her ne kadar darbe planlayıcısı emekli generaller sorgulanmak üzere savcılığa çağırılıp darbe planlarından sorgulanmışlarsa da basında yer alan haberlere göre oraya kahve içmek için gittkleri anlaşılıyor. Genelkurmay Başkanlığnın siyasete yön verme tutumunu sürdürdüğü müddetçe seçilmiş hükümetin ülkeyei yönetemeyeceği gerçeği açıktır. Bu gerçeği gösteren açık kanıtlara her an rastlamak mümkündür. Söz gelimi üniversiteye girişi düzenleyen kat sayı adaletsizliğini ve zulmünü ortadan kaldıran YÖK’ün kararının, adalet dağıtması gereken bir hukuk kurumu olan Danıştay tarafından engellenmesi ve ayrıca basında yer alan haberlere göre Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat Daire Başkanlığıınca bu konunun takibe alınması açıkça eğitim politıkasına müdahaledir. Bu durumun benzerine hiç bir “Demokratik” ülkede rastlamak mümkün değildir. Anayasamıza göre ülkemizde uygulanması gereken siyasal rejim demeokrasidir, cumhuriyetimiz demeokratik bir cumhuriyettir. Ancak bu sadece anayasamızda yazıyor, uygulamada ise askeriye, yüksek yargı ve yüksek bürokrasi ülkeyi yönetiyor. Yani anlayacağınız Türkiyede değişen bir şey yok. Hükümet ülkemizin bütün enerjisinin ve ekonomik kaynaklarının boş yere yok olmasına sebep olan Kürt problemini çözmeye karar vermiş ve uygulamaya sokmak istiyor, fakat yine dikta yanlıları engelemeye çalışıyor. İnsanların ölmeye devam etmesi ve ülke kaynaklarının boşa harcanması ısrarla isteniyor dikta yanlısı muhalefet cephesi tarafından…Bunun adına da vatan severlik ve milliyetçilik deniliyor. Şeytan mantığı gerçekleri ters yüz etmeye dayanır. Görünürde rasyonel bir çıkarım yapıldığı izlenimi verir, gerçekte ise tam irrasyonel bir tutumu temsil eder. Halkımızın bu gerçekleri görmesi gerekir ve Kürt sorunu başta olmak üzere ülke sorunlarını rasyonel bir şekilde çözmeye çalşan anlayışı benimsemesi gerekir diye dşünüyor ve halkımızın sağ duyusuna güvendiğmi tekrar ifade etmek istiyorum. Ümidimiz halkımızın çoğunluğunun sağduyusunda. Yüce Allah hayır ve iyilik yolunda yardım etsin.