BİLİNİZ Kİ PKK TERÖRÜNE KARŞI ÇARE VARDIR
1980 li yıllarda başlayan ve son bir kaç aydır şiddetini artıran hain PKK terörü pek çok gencimizin şehid olmasına sebep olmakta ve yüzlerce aileye ateş düşürmektedir. Devleti yönetenlerle silahlı kuvvetlerimizin bunca mücadelesine rağmen bu lanetli terör örgütüyle mücadele etmekte ne yazık ki başarılı olamadığımızı itiraf etmek mecburiyetindeyiz. Yaklaşık kırk yıldır devam eden bu ayrılıkçı hain terörle neden baş edemediğimizi ve üstesinden gelemediğimizi ciddi bir şekilde düşünmek ve mutlaka bir çare üretmek mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde çok daha fazla canlar yanacak, pek çok aileye ateş düşmeye devam edecek ve yüzmilarlarca dolarımız da yok olup gidecektir. Görünen köy kılavuz istemez…Çareyi bulmanın başlangıcı uygulanan politikaların yanlışlığını görmekten geçer. Vatanımız için, ülkemizin bütünlüğünü korumak için milyar dolarları harcamaktan kaçınmayacağımız muhakkaktır, fakat sonuç almayan ve boşa giden harcamalar yapmanın da rasyonel bir davranış olmadığı ortadadır. Öyle ise bizi sonuca ulaştıracak ve başarıya götürecek olan çare nedir? Bu çare hiç kuşkusuz rasyonel eğitim ve yatırım politikaları belirleyip uygulamaktan geçer. Terörün en etkili çaresi İslam dininde mevcuttur. Şayet güney doğulu kürt vatandaşlarımızın büyük bir kısmının müslüman olduğunu dikkate alarak buradaki gençlerimize ve onlara yataklık yapan yetişkişnlerimize doğru bir din eğitimi verebilirsek terörü ilk etapta dudurabiliriz. Bunu görüşümüzün kanıtı sağlıklı din eğitimi alan insanlarda suç işleme oranının çok düşük olduğunu gösteren istatistiksel verilerdir. Ayrıca İslam dini ayrılıkçılığın temelini teşkil eden ırkçılığı da reddetmekte ve bir cahiliyye adeti olarak değerlendirmektedir. İslama gönülden bağlanan müslüman ne haksız yere adam öldürebilir, ne de ırkçılık yapabilir. İkinci önemli politika da ekonomik ve sosyal bakımdan bölge halkının gelişmesini ve devlete bağlanmanın gereklıiliğini sağlayacak yatırımlar yapmaktır. Ümid ederiz ki yöneticilerimiz ve milli konsepti belirleyen yüksek bürokrasi bu gerçekleri vakit geçmeden görüp gerekli tedbirleri almayı düşünür. Aksi takdirde suçu başta Batılılar olmak üzere dış güçlere atmaya devam edeceğiz.