Cuhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül Demokrasinin Ümit Işığı

Türkiye 16 Mayıs 2007 tarihinden beri demokrasi ile zümre diktatörlüğü arasında gitti geldi. Demokratik kurallara göre Cumhurbaşkanı seçilemeyince erken seçime gidildi ve sonuçta sandıktan güçlü bir demeokrasi talebi çıktı. Halk cumhurbaşkanının, zümre diktatörlerinin baskısı doğrultutsunda seçilmesini onaylamadı, aksine sayın Abdullah Gül’ün adaylığına sıcak bakan mesaj verdi. Ak Parti yönetimi de ve özellikle halkın en büyük teveccühüne mazhar bir lider olan sayın Erdoğan bu mesaja uygun davranarak sayın Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanlığına aday gösterip Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanı olmasını sağladı. Bu vesile halkın istekleri doğrultusunda siyasi kararlar veren sayın Erdoğan ve sayın Arınç’ı tebrik ediyorum. Tebrik ediyorum, çünkü ülkemizde hakim olan zümre diktatörlüğünün yerine demokrasiye geçilmesinin ışığını yaktılar. Anayasamızda, ülkemizde Laik ve Demokratik bir Cumhuriyet rejiminin uygulanması gerektiği açıkça yazılmasına rağmen bunun hayata geçirilmemesi üzüntü vericidir. Laiklik ilkesinin ülkemizde Batı standartlarında uygulandığını söylemenin imkanı olmadığında şüphe yoktur. Çünkü biliyoruzki devlet her dine eşit mesafede davranmamktadır; söz gelimi hırstiyan, yahudi ve ateist olanların sahip olduğu din hürriyetine müslümanlar sahip değildir. Ayrıca hiç bir Laik devletin dînî kurumu yoktur, Dînî yapılanma devletin dışındadır, halbuki Türkiye Cumhuriyeti’nde Diyanet İşleri Başkanlığı Başbakanlığa bağlı bir kurumdur ve devletin müdahalesine açıktır, yani devlet dine ve din eğtimine müdahale etmektedir. Bunu Laiklikle bağdaştırmanın imkanı bulunmamaktadır. Sayın Cumhurbaşkanı, dahil olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği’ndeki Laiklik uygulamalarının ülkemizde de uygulanmasını sağlamak için kurumlar arasında mutabakatın gerçekleşmesine liderlik yapmalıdır, zira tarafsız bir konumdadır vebütün kurumların üstündedir. Sayın cumhurbaşkanı bireysel ve bilimsel özgürlükler başta olmak üzere demeokrasinin ülkemizde hayata geçirilmesi için de devlete liderlik yapmalıdır. Korku üzerine bina edilmiş bir devlet yönetimi ile devlet millet kaynaşmasını ve demokrasiyi gerçekleştirmek de mümkün değildir. Şimdiye kadar seçilen cumhurbaşkanları ne yazık ki korkuya dayalı bir devlet yöntiminden yana tavır almış ve zümre diktatörlüğnü beslemişlerdir. Sayın Abdullah Gül’ün Batı standartlarında bir laiklik ve demokrasiden yana tavır alacağını ummaktayız. Zat-ı alilerini tebrik eder, kendilerini bu konularda ümit ışığımız olarak gördüğümüzü belirtmek isteriz.

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.